10/3/2007 - BUNLARI UNUTMAYIN..
680 Yılında Kerbela Olayı
Şimdiki Irak topraklarında bulunan Kerbela şehrinde Ali’nin oğlu Hüseyin öldürüldü. Bu; yalnız Alevilerin değil, Şiiler de sürekli andığı bir dramdır. 72 Kişinin ölümüyle sonuçlanan Kerbela Olayı, Alevilerin gözünde günümüzde halen maruz kaldıkları baskıların bir modeli olarak görülmektedir. Alevilere göre Kerbela, zayıfın güçlü karşısında ezilmesi, güçlünün gücünü kötüye kullanmasının sembolüdür.
Rivayete göre olay şu şekilde olmuştur:
O dönemin hükümdarı, haksızlıklar yapan, diktatör, kimsenin güvenmediği biri olan Yezid, hükümranlığı dahilindeki bütün halktan kendisine biat etmelerini ister. Hüseyin böyle birine biat etmeyi onuruna yediremez ve 72 kişilik akrabalarıyla Mekke’ye gitmek üzere yola çıkar. Bunun üzerine Hüseyin kendisinin birçok yandaşının da oturduğu Kufe’ye davet edilir. Yolda, Kerbela yakınlarındaki çölde, Yezid’in binlerce askeri tarafından kuşatılırlar. Hüseyin Yezid’e biat etmeyi (ona güven duyma, yönetimini kabullenme) reddeder. Yandaşlarına ya orada kalıp ölmeyi, ya da kaçıp kurtulmayı seçmelerini söyler. Düşman saflarından bazıları da onlara katılır. Hüseyin ve yandaşlarının suyu biter. Yezid askerleriyle kuşatmayı sürdürür, oradan kimsenin ayrılmasına izin vermez. Oradakilerin birçoğu susuzluktan ölürler. Her gün dövüşler olur, Hüseyin’in yandaşları bu dövüşlerde ölürler. Muharrem ayının 10. günü büyük saldırı yapılır, Hüseyin, oğlu ve bütün yandaşları öldürülürler, kamp darmadağın edilir. Hüseyin’in başı kesilip daha sonra Kufe sokaklarında dolaştırılır. Bu saldırıda bir tek Hüseyin’in bir çadırda hasta yatmakta olan oğlu Ali sağ kurtulur. Bu çocuğa daha sonra Zeynel Abidin adı verilmiştir. 12 İmamlar 4. İmam olan Zeynel Abidin’den devam etmiştir.
Kerbela Olayı 12 günlük bir oruç süresince anılır. Son gün özel bir çorba yapılır. O güne Aşure Günü, o çorbaya da Aşure Çorbası denir. Cemlerde de bu olaya özel dikkat çekilir. Dedeler Kerbela hakkında eski ve yeni duygusal öyküler anlatırlar. Bu konu üzerine ozanların yazdığı birçok şiirler de Cemlerde deyiş olarak söylenir.
Kahramanmaraş
20 Aralık 1978 ve onu takip eden günlerde Türkiye’de, özellikle Kahramanmaraş civarında Alevi halka karşı büyük saldırılar yapılmıştır. O çevrede sol görüşlü Alevilerle sağcı-milliyetçi Türkler (bozkurtlar) arasında uzun süredir gerginlikler yaşanıyordu. Milliyetçilikle ilgili bir filmin gösterimi esnasında, filmin oynayacağı sinemaya saldırı yapılacağı şeklinde dedikodular yayılınca, aşırı sağcılar Alevilerin evlerini belirleyip kapılarına kırmızı boyayla “x” işaretleri yaptılar. 23 Aralık 1978 günü saldırıya geçip işaretledikleri evleri ve işyerlerini yaktılar, insanları katlettiler.
Resmi verilere göre 105 kişi öldü, en az 176 kişi yaralandı. Ölenlerin çoğunluğu kadınlar ve çocuklardı. 210 ev ve 70 işyeri yakılmıştı. Aleviler bu rakamlardan şüphe etmektedirler. Onlara göre yüzlerce ölü vardır.
Yerel yönetim konuya duyarsız davranınca, 24 Aralık’ta ordu olaya müdahale etti, durumu kontrol altına aldı. Yüzlerce kişi tutuklandı. Daha sonra yapılan mahkemelerde 22 kişi ölüm cezasına çarptırıldı. Yargıtay bunlardan 13 kişinin ölüm cezasını onayladı. Ancak bu cezalar uygulanamadı. Nisan 1991’de çıkarılan “terörle mücadele yasası” çerçevesinde katiller kılıfına uydurulup serbest bırakıldılar.
Çorum
1980 Yılında MHP (Bozkurtçular olarak bilinen Milliyetçi Hareket Partisi) başkan yardımcısı Gün Sazak öldürüldü. Bu öldürme olayının yaşandığı Çorum’da siyasi hareketler arasında tansiyon yükseldi, sonunda 4 Haziran 1980 Cuma günü olaylar patlak verdi. O gün MHP’liler ve Milli Görüşçüler (radikal İslamcı bir partinin yanlıları) Cuma namazından sonra camilerden çıkıp sokaklara düştüler. “Komünistlerin (ki, “komünist” deyimini genellikle Aleviler için kullanırlardı) bir camiyi bastığı, kurşunladıkları ve yaktıkları söylentileri yayıldı. Gösteri şiddete dönüştü, Alevilerin evleri ve işyerleri ateşe verildi, tahrip edildi, çoluk çocuk bir çok cana kıyıldı. Şiddet nedeniyle itfaiye ve güvenlik kuvvetleri mahallelere giremediler.
Devlet olayları önleyebilmek için sokağa çıkma yasağı koydu, Alevi ve Sünni mahalleleri arasına barikatlar kuruldu. Türkiye’nin başka bölgelerinden askeri destek getirtildi, sokaklarda güvenlik güçleri devriye gezmeye başladılar. Olayların yatışması günlerce sürdü. Güvenlik güçleri olaylar bitti diye geri çekilince özellikle Alaca ve Mecitözü ilçelerinde şiddet tekrar başladı. Resmi rakamlara göre 25 ölü, 100’den fazla kişi de kayıptı. Çoğunluğu Alevi olan yaklaşık 600 aile evini ocağını terk edip oradan ayrılmak zorunda bırakıldı.
Aleviler; Kahramanmaraş, Sivas ve İstanbul Gazi olaylarında olduğu gibi Çorum olaylarında da devletin bütün vatandaşlarını korumakta yetersiz kaldığını veya bilerek korumak istemediğini düşünmektedirler. Alevilere göre bu olaylar Türk tarihinin kara sayfalarıdırlar.
Sivas – Şehitleri Anma
2 Temmuz 1993’te Sivas şehrinde yapılmakta olan Pir Sultan Abdal Festivali’ne katılan, büyük çoğunluğu Alevi olan aydınlar, aşırı dinci Müslümanlar tarafından saldırıya uğradılar. Aydınların kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi. Bu yangında 37 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan iki tanesi otel görevlisi (Kenan Yılmaz, Murat Güneş), iki tanesi de saldırganlar-dandı (Ahmet Alan, Ahmet Öztürk).
Bu yangında hayatını kaybeden aydınlar:
- Nesimi Çimen (62), aşık, ozan
- Asım Bezirci (66), yazar, gazeteci
- Metin Altıok (52), şair, yazar
- Muhlis Akarsu (45), ozan
- Muhibe Akarsu (35), Muhlis Akarsu’nun eşi
- Behçet Aysan (44), şair
- Edibe Sulari (40), ozan
- Uğur Kaynar (37), şair
- Asaf Koçak (35), karikatürist, aktör
- Erdal Ayrancı (35)
- Sehergül Ateş (30)
- Hasret Gültekin (26), şair, ozan
- Muammer Çiçek (26), aktör
- İnci Türk (22)
- Gülender Akça (25)
- Mehmet Atay (25), gazeteci
- Sait Metin (23)
- Yeşim Özkan (20)
- Huriye Özkan (22)
- Carina Johanna Thuijs (23), Hollandalı öğrenci
- Gülsün Karababa (22)
- Murat Gündüz (22)
- Ahmet Özyurt (21)
- Handan Metin (20)
- Yasemin Sivri (19)
- Asuman Sivri (16)
- Serpil Canik (19)
- Serkan Doğan (19)
- Belkıs Çakır (18)
- Nurcan Şahin (18)
- Özlem Şahin (17)
- Menekşe Kaya (17)
- Koray Kaya (12)
Gaziosmanpaşa
12 Mart 1995 Pazar günü İstanbul’un Gaziosmanpaşa semtinde çok işlek dört kahvehaneye hareket halinde bir taksiden ateş açıldı. Ateş açanların hedefi semtin önde gelen entellektüel solcularıydı. Saldırılarda iki kişi öldü. Bu cinayetin sonucunda asıl olaylar başladı. Saldırı iki aşırı İslamcı grup tarafından üstlenildi. Ölenlerin de yalnızca entellektüel solcular değil, aynı zamanda Alevi olmaları, saldırının yalnızca siyasi amaçla değil, dinsel bir amaçla da yapıldığını gösteriyordu. Cemevinden cenazeler kaldırılırken aşırı İslamcılar tarafından gösteriler yapılmak, cenaze töreni engellenmek istendi. Polis olaylara müdahale etti, ancak Alevilerin değil aşırı dincilerin tarafında yer aldı.
Saldırıyı takip eden haftalarda sadece İstanbul’da değil, Ankara ve başka şehirlerde
binlerce Alevi aşırı İslamcılara karşı gösteriler yapmak için sokaklara döküldüler, isyanlar başlattılar. Polis göstericileri engellemek istedi, üzerlerine ateş açtı. 20’den fazla insan öldü, 150’den fazla insan yaralandı. Başbakan Tansu Çiller meclisi acilen olağanüstü toplantıya çağırdı.
Bu gerginlik kısa sürede Almanya’ya da sıçradı. Almanya’nın büyük şehirlerinde çeşitli gösteriler düzenlendi. Hollanda’da da gösteriler yapıldı. Birçok Alevi örgütünde açlık grevleri yapıldı. Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu (Hak-Der) Den Haag’taki Uluslararası Adalet Divanı’na suç duyurusunda bulundu.
Konuyla ilgili Hollanda gazetelerinden birkaç başlık:
NRC Handelsblad 13 Mart 1995:
Onlusten in Istanbul na aanslagen (İstanbul’da saldırılardan sonra isyanlar)
Trouw 14 Mart 1995:
Zestien doden bij onlusten na aanslagen in Istanbul (İstanbul’da saldırılardan sonraki isyanlarda onaltı ölü)
NRC Handelsblad 14 Mart 1995:
Angst in Turkije voor nieuwe geweldsgolf (Türkiye’de yeni şiddet hareketleri korkusu)
Algemeen Dagblad 14 Mart 1995:
Veldslag woedt in Istanbul: zeker 16 doden na aanslag op alevieten (Meydan saldırısı İstanbul’u tahrip etti: Alevilere saldırılardan sonra 16 ölü daha)
NRC Handelsblad 16 maart 1995:
Vier doden bij nieuwe onlusten in Istanbul (İstanbul’da yeni isyanlarda dört ölü)
|